Eğitmen Havuzu

Eğitmen Havuzu’ndaki eğitmenler, yetkinlik ve yeterliliği TPÖÇG Eğitim Ofisi tarafından onaylanan eğitmenlerden oluşmaktadır.

Arınç Sönmez

11928709_10153466246887860_7565121095045618710_o

Kendimi bildim bileli, bu eğitim sisteminin yetmediğini düşünmüşümdür ama hiçbir zaman elimde önerebileceğim başka bir alternatif olmadı. Ta ki 2014 yılında Makedonya’da bir liderlik eğitimine katılana kadar. Orada ilk defa yaygın eğitimle (non-formal education) tanıştım. Bir yandan beni, kendimi keşfetme, anlama yolculuğuma teşvik eden bu süreç bir yandan da liderliğe dair birçok bilgiyi deneyimlememi sağladı. 21.yüzyıla yakışır, çok daha hayattan, insanın fikirlerine önem veren ve insanların birbirlerinin deneyimlerinden bir şeyler öğrenmesini sağlayan, insana inanan, herkesin içindeki potansiyeli kabul eden bir eğitim sistemi olduğunu deneyimleyince aşık olmamak imkansız oldu. O günden beri eğitmen (trainer) olma hayali ile yaşıyordum. Yalnız bununla ilgili Türkiye’de hiç fırsat bulamıyordum (Böylesine güçlü bir eğitim sisteminin varlığından haberi olan kişi sayısı malesef hala çok az). Ben de hayalimi yurt dışında aramaya başladım. Birçok başvurumun red almasının ardından, üçüncü kez denediğim EFPSA eğitmen eğitimi yaz okuluna 2015 yılında seçildim. EFPSA (Avrupa Psikoloji Öğrencileri Birlikleri Federasyonu) eğitmen havuzuna girmek için gereklilikleri yerine getirdim ve EFPSA eğitmeni oldum. O günden bu yana eğitim (training) alabileceğim ve verebileceğim hiçbir fırsatı kaçırmadım. Hatta eğitimlerde, gelip sadece bir şeyler dinleyeceklerini düşünen katılımcılarım (özellikle Türkiye’de uyguladığım eğitimlerde), öğrenmekten kendilerinin sorumlu olduğu, düşüncelerini paylaşmaları gereken bir eğitim sistemi olduğunu, anlamakta zorluk çekiyorlardı. Sonra ”eğitimin bu kadar eğlenceli olabileceğini tahmin etmemiştim” gibi tepkiler veriyorlar, “eğitmen nasıl olunur”, “böyle bir eğitim sisteminin içinde nasıl kalabilirim” gibi sorular soruyorlardı. Bana ilk uygulandığında aynı tepkileri verdiğim ve Türkiye’de harıl harıl eğitmenler eğitimi ararken bulamadığım için dostlarımı çok iyi anlıyordum. Dahası, bu bilgileri bilince kendinizi sorumlu hissediyorsunuz, “kendimi bu konuda daha çok geliştirmem ve Türkiye’deki hayaldaşlarımla bunları paylaşmam lazım” diyorsunuz. Bu düşünceler ve duygular, bir yıllık hazırlık süreci, kendimizi geliştirmek için aldığımız ve verdiğimiz onlarca eğitim ile birleşince ortaya en baştan beri hayalimiz olan TPÖÇG Eğitmen Eğitimi Yaz Okulu çıktı. Artık psikoloji öğrencilerine eğitmen eğitimi daha yakın, artık TPÖÇG’ün içinde yaygın eğitimin daha fazla rolü var. Bu eğitim sisteminin, hali hazırda okullarımızda olan (formel) eğitim sistemimiz kadar önemli olduğuna çok yürekten inanıyorum. Yaygın eğitimin Türkiye’nin eğitim sisteminde daha fazla yeri olması hayaliyle güne uyanıyorum.

Eğitim verdiği konular: Değerlerin Keşfi, Dönüşümcü Liderlik ve Etkili Geribildirim Verme, Topluluk Önünde Konuşma, Sunum Becerileri, Duygusal Zeka, Kolaylaştırma (Facilitation), Stratejik Planlama, Girişimcilik ve Canvas iş modeli, Eğitmenler için Mentorluk Araçları, Eğitmenler için Eğitimde Zor Durumlar, Etkili Toplantı Yapma, Takım Kurma, Motivasyon, Etkin iletişim, Kriz Yönetimi, Aktif Avrupa Birliği Vatandaşlığı, Dini ve Kültürel Farklılıklar, Europass Cv ve Youthpass

İletişim: arincsonmez@gmail.com

Atakan Yücel

Bir yaz haftası düşünün. Birbirinden güzel bir grup eğitim savaşçısının insanların karşısında değil, yanlarında durarak onlara yoldaşlık ettiği, onların zihinlerini aydınlattıkları tek bir hafta. İşte o tek haftada aşık oldum Yaygın eğitim sistemine. 2016 TPÖÇG Kamp’tan bahsediyorum :). O bir hafta içerisinde gecelerini gündüzlerine katıp kampa gelmiş olan insanlara yardım olabilmek için yeri gelince kendi ihtiyaçlarını hiçe sayan eğitmenleri gözlemlediğimde gözüme çarpan en büyük iki şey vardı.

 

Birincisi bu eğitmenlerin buldukları her fırsatta yeniden ve yeniden toplanıp birbirlerine motivasyon, cesaret ve güven vermeleriydi. Bunu ancak birbirlerine bir amaç uğrunda kıyasıya bir arkadaşlık bağıyla birleşmiş insanlar yapabilirdi. Bu özellik bu zamana kadar arayışında olduğum iki temelin birincisiydi.

 

İkinci gözlemim bu eğitim savaşçılarının uğruna birleştikleri amaç ve uyguladıkları sistemdi. Bu insanlar o zaman katılımcı olan bizlere o zamana kadar daha önce hiç gözlemlemediğim muhteşem bir şekilde gösteriyordu bize önemli bilgileri. Üstüne üstlük bu bilgileri ham olarak vermekle kalmayıp bir de bu bilgileri nasıl kullanabileceğimizi kavramamıza yardımcı oluyorlardı. Bu, şimdiye kadar içinde bulunduğum eğitim sisteminde kesinlikle olmayan bir özellikti. Şimdiye kadar bizi sadece bir sınıfa kapatıp “onların istediği gibi olmamızın gerektiğini” söylüyorlardı bize sabahtan akşama. Benim o yaz tanıştığım insanlarsa beni bir kalıba sokmaya çalışmayan ilk eğitimcilerdi.

 

Bu iki temel benim hayatımdaki eksikleri tamamladı. Sadece buraya kadar oldukça bencil gibi görünüyordur sebebim eminim buna. Ancak benim bu takıma girmekteki amaçlarımdan en temellerinden birisi de yaygın eğitimin bana tanıdığı bu iki temelle eğitim isteyen tüm insanları (ki buna eğitim gördüğüm yer olan KKTC dahil) tanıştırmak. Buna hiç kimsenin hayır diyemeyeceğini düşünüyorum. İnsanların eğitimlerden sonra yaşadıkları mutluluğa defalarca şahit oldum çünkü.

 

Yazımı uygun bulduğum bir sözle bitirmek istiyorum:

Takım küçüktü, fakat tutkuluydu; Hiç zaman yoktu, fakat tartışılmaz bir arzu vardı; Ortada kaynak yoktu, fakat heyecan ölçülemezdi!

 

Sevgiyle kalın…

 

Eğitim verdiği konular:Zaman Yönetimi, Kriz Yönetimi, Grup Dinamikleri, Stres Yönetimi, bir de Motivasyon ve Takım Ruhu Eğitimi

 

 

 

İletişim: atakan0797@gmail.com

Bengisu Sezer

sezer

Hayat benim için öğrenme ve keşfetmeye dayalı bir yolculuk. Küçüklüğümden beri
çok meraklı, yeni şeyler öğrenmeyi ve okumayı seven biriyim ancak uzun süre boyunca
eğitimle aram hiç iyi olmadı. Okulda öğrendiklerim; merakımı canlı tutmak ve beni bilgiye
doyurmak için yetersizdi, bir şeyin nasıl yapılacağını sorduğumda kitapları açmak yerine
bunu gerçek hayatta uygulamak istiyordum. Birkaç eğitime katıldıktan sonra yaygın eğitimin
benim aradığım yol olduğunu anladım.
Deneyimlemek, birbirinden öğrenmek, takım olarak çalışmak, gelişirken geliştirmek…
Böylece hayatımın en büyük kararlarından birini verip 2016 yazında EFPSA Eğitmen Eğitimi
Yaz Okuluna başvurdum. Bu noktadan sonra hayatım değişti diyebilirim. Eğitmen Eğitimi
süresince 1 hafta boyunca nasıl geliştiğimi gözlemledim. Sonrasında yaşadığım deneyimlerle
bir birey olarak da nasıl ilerlediğimi gördüm. Eğitmenlik, hayatım boyunca öğrenmemi ve
kendimi ileriye taşımamı sağlayan bir fırsat oldu ve artık hayatımın çok önemli bir parçası.
Üniversitede tanışıp aşık olduğum TPÖÇG’de bir eğitmen olarak yer almanın hissettirdikleri
de ayrıca değerli benim için.

Eğitim verdiği konular:hikaye anlatma, iletişim, sunum becerileri, self-liderlik, takım kurma,oryantasyon programları, takım olarak çalışma

İletişim: bengisuszr@gmail.com

Berrak Zirek

İlkokul sıralarındayken sınıfın en yaramaz ve sürekli ailesi okula çağrılan öğrencilerinden biriydim. Öğretmenlerim genellikle “Bu çocuğun içinde potansiyel var fakat boşa harcıyor.” cümlelerini -ki ben bu cümlelerin hakaret mi iltifat mı olduğunu asla anlayamazdım- dinlerdim. Öyle ki artık sınıfın huzurunu bozduğum için başka bir sınıfa itelenen öğrenci bile olmuştum. Bu beni hırslı biri yaptı ve daha sonraları bu hırs sayesinde lisede sınıf birinciliği kazandım. Yöntemim ise sadece ezber yapmaktı. Kendimim diye söylemiyorum ama çok iyi ezber yaparım. Fakat bir gün farkettim ki sınavdan çıktıktan sonra ezberlediğim her şeyi unutuyorum. Ne zaman araya tatil girse ya da bir boşluk, adeta bilgi anlamında sıfırlanıyorum. Okulumda sıralamaya giren bir öğrenci olan ben, bir soru sorulduğunda “Ya çok geçti o konunun üzerinden, unutmuşum hehe.” diyen yine ben. Bu tür olaylar sıklaşmaya başladıkça, ezber ile okul eğitim sistemi arasındaki doğru orantıyı farketmekte pek geç olmuyor. Bir şekilde hissediyorsun çünkü öğrenmiş değilsin ama öğrenmiş gibi yapıyorsun. Bu sistemin içinde gittikçe pasifleşiyorsun,  azalarak tükeniyorsun, kalıpların içinde sıkışıyorsun, yaratıcı fikirlerini kendine saklamayı ve hatta bastırmayı öğreniyorsun çünkü en az yaratıcı fikirlerin kadar varlığının da pek bir önemi yok. Böyle bir sistemin içinde “Böyle gelmiş, böyle gidecek” anlayışıyla sindiriliyorsun. Fakat dünya üzerinde bir takım çılgın insanlar var ve onlar bu anlayışı asla kabul etmezler, harekete geçerler ve tıpkı kendilerini geliştirdikleri kadar çevrelerindeki her şeyi de geliştirirler. Ne mutlu bana ki, bugün bunları yazıyor olmam o çılgın insanların bir kaçını çıplak gözlerimle görmemdendir. Yaygın eğitim benim için en büyük tutkudur, herkesi kucaklayabilmemin en anlamlı şeklidir, sürekli öğrendiğim ve “Öğrendiklerimi bir an bile unutamıyorum!” dememin yoludur, insanların bana dokunmasına izin verdiğim ve insanlara rahatça temas edebildiğim yerdir. Yaygın eğitimde meraklı olmak mübahtır, değerli olmak kuraldır, potansiyel herkesin içindedir ve herkes ve her şey için mutlaka bir alan vardır. Yaygın eğitim, benim dünyamın en insancıl, en kapsayıcı ve en anlamlı dilidir.

 

Eğitim verdiği konular:Yaratıcı Düşünme, Sunum Becerileri, Kolaylaştırıcılık, Kelimelerle Anlam, Motivasyon ve Gönüllülük, İletişim, “Ben” ve “Biz” Olmak, TPÖÇG 8D, Öz farkındalık, Stres Yönetimi

 

İletişim: berrakzirek@hotmail.com

Büşra Üstün

Hayatım boyunca örgün eğitim sistemine “bu böyle olmamalı” diyen birisi oldum.Ama sadece  eleştirmek yerine değiştiren birisi olmayı istedim her zaman. Yaygın eğitimle tanıştığım an dedim ki ” iste bu!”. “Benim, tüm dünyanın, tüm insanlığın ihtiyacı olan şey bu.” İnsana kendi potansiyelini keşfederek bir şeyler öğreten, her insana eşit değer veren, her insanın duygularına önem veren ve saymakla bitiremeyeceğim şeyler kazandıran bir yol. İnsanın kendini gerçekleştirme yolunda harika bir anahtar. Ve ben bu yolda, her eğitimde gerçek dünyadan bir süreliğine kopuyorum ve hiç çıkmak istemiyorum.Sanki bu dünyaya ait değilmiş gibi hissediyorum.Sevgi, saygı, hoşgörü, severek öğrenmeyi ve daha nice güzel şeyi içinde barındıran bir dünya bu.Herkesin aradığı sevgi ve barış ortamına sahip.  İnsanların bunu tatmalarına vesile olmak ise dünyanın en güzel şeyi.Bu yüzden benim için hiçbir , zaman bitmeyecek, beni hayata bağlayan harika bir tutku.

Şunu kolaylıkla söyleyebilirim ki, yaygın eğitimle tanıştığım günden beri hayatım değişti. Bana “hata yapmanın hazzı”nı öğretti. Yaygın eğitim, bana dünyanın en güzel hediyesini verdi: Bana, beni verdi. Bu yüzden minnet doluyum.

Ve insanlığa karşı bir şey borçluyum: onlara “bu dünya”yı tattırmalıyım. Son nefesime kadar söz veriyorum…

 

Eğitim verdiği konular:Hikaye Anlatıcılığı, Ben ve Biz Olmak, Kolaylaştırıcılık, Sunum Becerileri, Çözümleme, Mentörlük, Oryantasyon, Aynanın Sırrı, 8D Tpöçg, Yaratıcı Düşünme ve Problem Çözümü, Topluluk Önünde Konuşma, Öz farkındalık, Değerlerin Keşfi.

 

İletişim: bsraustn@gmail.com

 

Canahmet Boz

Özümsemek, içselleştirmek ve öğrenmek bu kavramlar benim için her zaman önemlidir. Okul hayatım boyunca bu kavramlardan dolayı her zaman sıkıntı çekmiştim. Teorik bilgi her zaman önemliydi ancak gerçek öğrenme sürecim o bilgiye yaparak, uygulayarak oluyordu. Bu yüzden her zaman okulla biraz sıkıntım vardı. Ancak sistemin illaki bu şekilde olması gerekmediğini katıldığım ilk eğitimde öğrenmiştim ve o günden sonra hayatım yavaş yavaş değişmeye başladı. O günden bugüne kadar her ne öğrendiysem, kendime ne kattıysam bu eğitmelerde öğrendiğim bilgilerle oldu. Ayrıca kendi içimde kendimi sorgulamaya, dışarıya daha fazla açık olmaya ve öğrenmeye yöneltti. Kişisel gelişimimde bu eğitmelerin çok fazla rolü vardır. Şimdi ise Türkiye’de ki arkadaşlarımın desteğiyle ve ilgisiyle Bosna-Hersek’te aldığım eğitimleri başka insanlarla paylaşmaya, onlarla birlikte gelişmeye ve öğrenmeye çalışıyorum.

Eğitim Verdiği Konular:  Özliderlik, Zaman Yönetimi ve Karar Verme Eğitimler

 

İletişim: can-boz95@hotmail.com

Cemre Dirik

Büyümek.. Hepimize başka anlamlar çağrıştırır, bir bebeğin büyümesi, bir ağacın veya çiçeğin büyümesi, işlerin gözünde büyümesi. Ama benim için cesareti çağrıştırıyor. Eğitmen olmanın benim için ne ifade ettiğini sorsalar büyümeye devam etmektir derim.

 

Bu zamana kadar yaşamımı gözden geçirdiğimde eğitmen olma yolculuğum ben en değerli kırılma noktamdır. Bunun nedeni; sorgulamaktan bıkmadığım, içinde var olmaya çalıştığım eğitim sistemidir. Hep bir yol aradım acaba kendimi gösterebileceğim daha farklı bir alan yok mudur diye. Okuduklarımla ilgilenen, hayata bakış açımla ilgilenen veya beni daha yaratıcı nasıl düşünebileceğime kafa yoracak bir ortam var mı diye çabalayarak sonunda bir yere vardım ve karşıma yaygın eğitim çıktı. Yaygın eğitimle Mind the mind projesi ile birlikte tanıştım. Ne yapıyorlar diye sorarken buldum sürekli kendimi. Büyülendim desem sanırım abartmış olmam. Çünkü orası başka bir dünya gibiydi ve büyülenmek belki de tam olarak deneyimimi karşılayan kelimeydi.

Yaygın eğitimin bize en temelde özgür bir alan tanıdığını hissettim. Aslında hepimizin kendini bulabilmesinde ihtiyacı olan en önemli alanın ‘özgürlük’ olduğunu anladım.

 

Aslında hikayenin başına dönecek olursak ben karşımda birileri bana bakarken aktarım yapmakta çok zorlanan biriydim. Ama bunu kırmak için elimden geleni yapmaya hazırdım. Üniversitemde buna yönelim seçmeli dersler almaya başladım. Eğitmenlik bu zorlayıcıların en tepesindeydi, ama şunu biliyorum ki sonunda güzel bir şey çıkacaksa bu yol hiçte kolay olmayacaktır. Kendimi deneyimleme şansını buldum ve yaygın eğitim aslında bunu önemsiyor. Hep kendi i daha fazla zorlamaya çalıştım. Bu zorlandığım yolda inancıma o kadar güvendim ki sonunda çok sağlam çıktım. Şimdi kendimi bu eğitim sistemini nasıl başka insanlara yayabilirim, nasıl daha yaratıcı ve farklı eğitimler yapabiliriz derken buluyorum. Paylaşmak en temel taşlardan biridir yaygın eğitimde. Şimdi diyeceksiniz ki hikayesini anlatmış burada diye. Evet!, hikayemi anlattım. Yaygın eğitim ve eğitmenliği tanım olarak verseydim belki çok aklınızda kalmayacaktı ama bu şekilde birilerini daha kazanabileceğimi biliyorum. Ben de aklınızda kalsın istedim. Ben bu eğitim anlayışına inanarak devam ettirenlerin bir parçasıyım. Bunu okuyan sizleri bu inanca davet etmek istedim.

 

Bitirirken eğitmen olma maceramı bir sözle özetlersem Joseph Campbell der ki: ” Girmeye korktuğun mağara, umduğun hazineyi saklıyor olabilir.”

 

Tutkuyla, sevgiyle ve inançla kalmanız dileğimle.

 

Eğitim verdiği konular:Motivasyon, Stres Yönetimi, Yaratıcı Düşünme, Etkili Takım Çalışması, Kolaylaştırma, Sunum Becerileri, Düşünceler Üzerinde Olumlama, Problem Çözme

 

İletişim: cemre.dirik@gmail.com

Edanur Tunca

edanur-tunca

Okul hayatımın başlamasıyla birlikte çevremdekiler tarafından “başarılı ve iyi bir öğrenci” olarak tanımlanan bir insan oldum. Böyle bir tanımlamanın altında yatan sebepleri sorgulamaya başladığımda vardığım sonuçlar ise hayata neredeyse yeniden başlamama sebep oldu.

İlkokulda öğretmenimin ödevini yapmayan ya da kurallara uymayan öğrencileri döverek cezalandırdığına şahit oldum. Cezalandırılmamak için her zaman kurallara uydum ve ödevlerimi düzenli olarak yaptım. Sınavlardan “başarılı” sonuçlar aldım. Bana göre olmaması gereken her şeyi kabullendim ve sanırım giderek sistemin oluşturmaya çalıştığı insan profiline dönüştüm. Bazen çok yetenekli bir insan olduğumun ve keşfedildiğimin hayalini kurdum. Başta ailem olmak üzere kendi haricimdeki herkes bir gün çok başarılı bir puanla çok iyi bir üniversite kazanacağıma inandı. Ben de geleceğimi sistemin isteklerine göre planladım. Sisteme boyun eğersen, sana kendi istediği şeyi sanki sen istiyormuşsun gibi hissettirerek hediye eder sana. Sen de o hediyeyi alır ve mutlu olursun. Ben de hediyemi aldım ve üniversiteye başladım. Nihayetinde okul hayatımın mutlu bir başlangıcı olabilirdi üniversite. Olmadı. Sınıfta gittikçe daha da pasifleştim. Keşfedilmeyi beklemekten vazgeçtim. Yaşadığımız dünyayı değiştirme şansımız olmadığına ve kendi potansiyelimin de yalnızca bu kadar olduğuna inandırıldım.

Bir şeyler değişmeli demeye başladım sonra. Öğrenmeye aşık olduğumu, yalnızca okulu sevmediğimi fark ettim. Birden sustuğum ne varsa ve değişmesi gerektiğini düşündüğüm her şeyi konuşmaya başladım. Ve bir gün karşıma “yaygın eğitim sistemi” çıktı. Yaygın eğitim sayesinde gördüm ki her öğrenciye özel ve biricik olduğu hissettirilebilir. Her insanın kendi kendine fark edemeyeceği büyüklükte bir potansiyeli vardır. Her insan, hayatı öğrenmeye aç olan çocuklar gibi öğrenebilir ve bu şekilde büyüyebilir. Her insan söz alabilir. Eğitimlerimiz öğreten değil, öğrenen odaklı olabilir. Her insan kim olduğunun farkına varabilir. Her bir öğrenci çevresindekilerin “başarılı” tanımına değil de kendi gerçek başarısına inanabilir. Her insan keşfedilmeyi beklemek yerine kendisini keşfedebilir…

Hiç bilmediğim bu sistemin içine çaresizce ve umutla daldım. Karşıma ne çıkacağını bilmeden bir şeyleri değiştirebilmek için başladı eğitmenlik yolculuğum; umutla devam ediyor…
Ben de tüm bu umut ve inançla kendimde yaygın eğitimle olabildiğince fazla insanı tanıştırma sorumluluğunu hissediyor ve eğitmenlik yolculuğumu sürdürüyorum.

Eğitim verdiği konular:Motivasyon ve Gönüllülük, İletişim, Etkili Toplantı, Psikoloji Öğrencisi Olmak ve TPÖÇG, Oryantasyon, Organizasyonel Değerlendirme, Takım Olarak Çalışma

İletişim: eedatunca@gmail.com

Ekin Sözer

Bir bahçe düşünün. Düşünün ki içindeki bir ağaç bile bir diğeriyle aynı değil. İlk bakışta bu bahçedeki bütün ağaçları aynı şekilde budamak eşit ve tatmin edici görünebilir. Ama her ağacın doğası aynı değil, ihtiyaçları da birebir aynı değil.Tekdüze budanmak kimini güçlendirirken, kimilerinin gelişimini engelleyebilir hatta bazılarını yok edebilir bile.

Bahçedeki ağaçlar gibi bizlerin de ilgileri, yetenekleri, öğrenme stilleri ve ihtiyaçları farklılık gösterebilir. Ben bütün bu farklılıklarımızın bizi biz yapan anlamlar olduğuna inandım. Yaygın eğitim tüm farklılıklarımızı kabul eden, onlara değer veren ve bu ihtiyaçlarımıza cevap vermeye çalışan, bilgi depolamaktan çok beceri ortaya çıkarmayı amaçlayan bir eğitim sistemi olarak inancıma karşılık verdi.

Şimdi hayatımı kuş bakışı gözden geçirdiğimde, Eğitmen Eğitimi sürecimden sonra yaygın eğitimin hayatımın birçok alanına genellendiğini ve gösterdiğim gelişimi görebiliyorum. En çok bu gelişimin birilerini etkilediğini, onların da bambaşka kişileri etkilediğini görmekten mutlu oluyorum. Bundan sonraki sürecimde ise bu dalgayı büyütebilmeyi umuyorum.

Yollarımızın kesişmesi dileğiyle…

 

Eğitim verdiği konular:Değerler, Kriz Yönetimi, Stres Yönetimi, Zaman Yönetimi, Yaratıcı Düşünme, İletişim, Sunum ve Kolaylaştırıcılık Teknikleri, Takım Oluşturma,  Ahlaki Yargılar

 

İletişim: ekinsozer@gmail.com

Gökçe Akın

gokceakin

Yaygın eğitim benim için heyecan dolu ve asla bitmeyecek bir yol! Bu yolda elimden hep
TPÖÇG tuttu. İlk defa 2015’teki TPÖÇG Kamp’ta tanıştık ve o zamandan beri yürümek
istediğim yolu bana gösterdi. İlk defa bir lisede Mind the Mind projesi kapsamında atölye
çalışması gerçekleştirdim. Ve atölye çalışmasından çıktığımda çok heyecanlıydım. Bir şeyler
yapmalıydım ve bu heyecan devam etmeliydi. Kendimi tanımak istiyordum. İnsanların
hayatına dokunmak istiyordum. Hissetmek istiyordum. TPÖÇG Eğitmen Eğitimine
başvurdum ve asla unutamayacağım, kelimelerle tarif edemeyeceğim hisler yaşadığım bir
hafta geçirdim. Bu süreç içinde kendimi daha iyi ifade etmeye, kendimi tanımaya,
düşüncelerimi sorgulamaya, gerçekten hissetmeye başladım. Her eğitimdeki o belirsizlik ve
heyecan hissinin müptelası oldum. Eğitim verdikçe öğrenmenin ve gelişimin asla
bitmeyeceğine emin oldum.
Okulda çoğu zaman bize nasıl hissettiğimizi sormazlar. Ya da neden bu şeyleri
öğrendiğimizden ve öğrendiklerimizle ne yapacağımızdan asla emin olamayız. 2+2=4.
Öğrenirsin ve biter. Bunlar yetmezmiş gibi hep bir rekabet ortamı vardır. Yaygın eğitim
benim hislerime değer veriyor. Bana ‘neden’ veriyor. Beni değerli hissettiriyor. Özgün bir
birey olmama yardımcı oluyor. 2+2’nın 5 olabileceğini sorgulamamı sağlıyor. Yaygın
eğitimin kişinin hayatında bir etki yarattığına inanıyorum ve insanı bu şekilde
heyecanlandıran, canlı hissetmesini, kendini bulmasını sağlayan bir eğitim sisteminden daha
fazlası olan bu tutkuyu, bana bulaşan bu heyecanı herkese hissettirmek istiyorum!

Eğitim verdiği konular:Liderlik, Zaman Yönetimi, Öz Liderlik, Etkili Toplantı, Motivasyon,
Sunum Becerileri, Atölye Çalışmasında Zorlu Durumlar

İletişim: gokceakin2@gmail.com

Gülşah Demir

gulsahdemir

İlkokul yıllarımdan bu yana hep hevesli bir öğrenci oldum. Dersi can kulağıyla dinleyen, soru
sormak için heyecanla bekleyen ve parmağı havadan yere asla inmeyen… Takdir ve teşvik edilmesi
gerektiğine inandığım, bu kendi öğrenme sürecinde aktif olma isteği, içinde bulunduğumuz eğitim
sisteminde ne yazık ki karşılık göremedi. Kimi zaman, kuru kuruya yalnızca ezberlenen, bir türlü
hayata dahil edilemeyen bilgiler; kimi zamansa parmağım öylece havada kaldı. Bu yüzden öğrenmeyle
ilgili sürekli “başka bir dünya mümkün” arayışındaydım. Arayışa yanıt bulamadıkça sesimi daha çok
duyurabildiğim, kendimden bir şeyler katabildiğim müziği, tiyatroyu, şiiri de koydum şapkama ve aynı
keyfi derslerden de alabilmeyi hep diledim.
Yaygın eğitimle, TPÖÇG 2016 Bahar Zirvesi’nde bir iletişim eğitimiyle tanıştım. Ve o eğitimden
çıktığım andan itibaren orada olanlardan başka bir şey düşünemez oldum. Çünkü bulmuştum,
yalnızca öğrenme ortamının nasıl olması gerektiğini değil hayat motivasyonumu da bulmuştum. O
eğitim metoduna ve iç motivasyonuma inandım, peşine düştüm ve TPÖÇG Eğitmen Eğitimi Yaz
Okulu’na başvurdum. Başvurumun kabulüyle birlikte gelen o sekiz eşsiz gün, yaygın eğitimi hayatıma
daha da dahil ederken kendimi keşfetme sürecimde de epey yol almamı sağladı.
Ben yaygın eğitimi; öğretirken öğrenebileceğim, dahil oldukça büyüyebileceğim, sınırlarımı ve
açığa çıkmayı bekleyen bilmediğim becerilerimi görebileceğim bir sahne olarak görüyorum. Öyle bir
sahne ki üstündeki herkes başrolden figüranlığa her rolü deneyimleyebiliyor ve o sahnedeyken ne
olmak isterse o olabiliyor. Yani kim şapkasında ne varsa dilediğince kullanabiliyor ve yetmezmiş gibi
şapkasına yeni beceriler de ekleyebiliyor. İşte bu yüzden yaygın eğitimden ve eğitmenlikten büyük
keyif alıyor, ayrıca bu “başka dünya”yla beni tanıştıran TPÖÇG’ün eğitmeni olmaktan da gurur
duyuyorum. Ve ulaşabileceğim kadar çok insana, yaygın eğitimle dokunabilmeyi kendime görev
biliyorum.

Eğitim verdiği konular:Liderlik, Sunum Becerileri, Etkin İletişim, Yaygın Eğitim, Motivasyon, Etkili
Geri Bildirim ve Değerlendirme, Organizasyonel Farkındalık, Kolaylaştırma (Facilitation), Zorlu Durumlar

İletişim: demirgulsah5@gmail.com

Melikşah Özçoban

Küçüklüğümden beri okula alışmakta hep zorluk çektim. Akranlarımla olmak ne kadar eğlenceli olsa da, saatlerimiz derslere girmekle geçerdi. Kendi çapında başarılı sayılacak bir öğrenciydim ama her seferinde sadece ders çalışmak için çalışır ve hayatımda bu bilgileri nerede kullanacağımı sorgulamazdım. Önemli olan bu bilgileri ezberlemek ve “Başaralı” olmaktı sonra üniversitenin ilk yıllarında bir işe girdim ve onun öncesinde birkaç eğitime katıldım. O sıralar bu eğitimlerin yaygın eğitim adı altında olduğunu bilmiyordum ama beni aşırı etkilemişti. Kendime sorduğum soru “ Bu nasıl bir şey ?” oldu. Evet, bazı teoriler öğrendik ama bunları deneyimlemek ve hayatımda kullanabileceğim alanlarıno an farkına varmak benim için tuhaf ve bir o kadar aydınlatıcı olmuştu. Bu tecrübemden sonra ise TPÖÇG ile beraber yaygın eğitimin ne olduğunu resmi olarak öğrenmiş oldum ve kendime söylediğim söz “ Sen bunu istiyorsun işte, asıl olması gereken şey bu” oldu. Bunun ardından 2017 yazında TPÖÇG Eğitmen Eğitimine gitmeye hak kazandım ve bu işin içine girebilmek için çok büyük bir adım atmış oldum. İlk başlarda çok şüphelerim vardı. Gerçekten başarabilecek miyim? Gerçekten hayatımı değiştirecek mi? tarzında tonlarca soru sordum kendime ama sonunda gururla TPÖÇG Eğitmeni olduğumu belirtmekten çok mutluyum. Yaygın eğitimin hayatıma girmesiyle gerçekten hayatımda köklü ve kalıcı değişikler meydana geldi. Öncesinde ne kadar kendimi sınırlandırdığımı fark etmeme vesile oldu. Bu yaşadıklarımdan sonra bundan sonraki amaçlarımın arasına yaygın eğitimi ulaşabildiğim her yere bulaştırmayı da ekledim. Bu eğitim tarzı benim hayatımda nasıl bir dönüm noktası olduysa umarım ben de bu duyguyu başkalarının tecrübe etmesinde katkıda bulunabilirim.

 

Eğitim verdiği konular:Yaratıcı Düşünme, Motivasyon ve Gönüllülük, Kriz Yönetimi, Etkili Takım Çalışması, Sunum Becerileri, İletişim Eğitimi, TPÖÇG 8D, Bireysellik ve Toplum, Duygu Yönetimi

 

İletişim: meliksahozcoban@yahoo.com

Melis Alioğlu

melis_alioglu

Hayatım boyunca, eleştirel bir bakış açısını benimseyen bir aileyleydim. Sürekli daha

iyisini arama ve doğru olana ulaşma hedefi güdüyorduk. Eğitimde ise eleştirdiğimiz
noktaların farkındaydım fakat tam olarak nasıl çözüme ulaşılması gerektiğini bilemediğim
yerdeydim. Öğretmek, gönüllülük esasına dayanması gerekiyordu fakat maalesef ki eğitim
fakülteleri, mecburiyet hissiyatıyla dolu ve entellektüel birikimi eksinin altında olan
insanlarlarla ayakta kalıyordu. 2016 TPÖÇG Bahar Zirvesinde Yaygın Eğitimle tanıştım.
Mind the Mind Atölyesinde her şey enteresan bir şekilde güzel gidiyordu. Derslerde 1
saatten sonra uyku moduna geçen ben, 6 saatlik bir eğitimdeydim ama sonuna kadar
sıkılmamıştım.
Eğitmen Eğitimine başvurduğumda da olacakların henüz farkında değildim. Eğitmen
Eğitiminin olduğu hafta bittiğinde hayatımda ciddi değişiklikler oldu. Her şeyden önce
kendime olan güvenimde ciddi bir değişim sezmeye başlamıştım. Öğrenme sürecimde ve
motivasyonumda gözle görülür bir fark vardı.
Şimdilerde, daha fazlası için uğraşmaya ve bu yola bizim gibi başkalarını da dahil etmeye
çalışıyorum. Umuyorum ki hayatım boyunca minnet duyacak olduğum TPÖÇG ile bu yolda
çok güzel işler başaracağız.

Eğitim verdiği konular:Yaratıcı Düşünme, İletişim, Zorlu Durumlar, Takım Olarak Stratejik Planlama, Kolaylaştırıcılık

İletişim: melis.alioglu@gmail.com

Tuğçe Avcı

tugce-avci

Her zaman ön sıralarda oturan başarılı öğrencilerden olmuştum. Öğretmenlerin arka sıraları
unuttuğu ve her zaman dersi ön sıralarda işleyen öğretmenler tarafından yetiştirildim ve hiçbir zaman
bunun adil olduğunu düşünmedim. Arka sıralarda oturan arkadaşlarıma anlamadığı konuları tekrar
tekrar anlatan ben olmuştum. O zamanlarda sorgulamaya başlamıştım eğitim sistemini, haksızlığını
daha ilkokul sıralarında öğrenmiştim. Ortaokul, lise,üniversite hepsi böyleydi yıllardır hiçbir şeyin
değişmediğini gördüm. Bir şeyler yapmak isteyen ama bir fırsat ışığı görememiştim.
Yaygın eğitim, hayatımda tanıştığım en büyük ışığım, yolumu aydınlatan en faydalı araç. İlk
tanıştığımda TPÖÇG Zonguldak Temsilciler Kampındaydım ve işte dedim benim yılladır istediğim bu
ve karşımda duran 2 mükemmel insan bana bunu gösterdi. Oradan çıkıp gittiğimde başladım
koyulmaya,okudum, araştırdım ve kendimi 2016 TPÖÇG Eğitmen Eğitimi Yaz Okulunda buldum.
Hayatımın en büyük dönüm noktasını buldum. Hani şöyle bir söz vardır ‘bir kitap okudum hayatım
değişti’ benim için bu sözün özü ‘bir adım attım ve hayatım bambaşka oldu’. Bana çok fazla
tecrübe,farkındalığıma farkındalık,kendime yeni ben yarattı. İmkansız kelimesinin anlamsız olduğunu
hissettirdi,güvendiğin insanlarla değişebileceğin bir sistem için adım atabilirsin gerçeğini gösterdi.
Yıllardır içimde aradığım o büyük sorunun cevabı ellerimin arasına koydu ve ‘Hadi şimdi yeniliğe
adım at ’ dedi.Ve şimdi buradayım !
Hayat amaçlarımdan birisi ‘ insanların hayatlarına dokunmak ve onların hayatlarında bir parça
olmak. Unutacağı veya hatırlayacağı bir anı olmak ‘ istemiştim. Başkalarının hayatlarına yardımcı
olmak istemişimdir.Bunu ilkokul sıralarında başlamıştım bilinçsizce ve şimdi her gün yeni bir bilgiyle
daha çok insana ulaşıyorum. İmkansıza inanan insanların hayatında küçük bir anı olarak kalıyorum ve
bunu yıkmaya çalışıyorum.
Son olarak, Yıllar sonra geriye dönüp baktığımda gülümsemek için buradayım !

Eğitim verdiği konular:Yaratıcı Düşünme, İletişim,Motivasyon ve Gönüllülük,Zorlu Durumlar,Kolaylaştırıcılık,Sunum Becerileri,Takım Olarak Stratejik Planlama

İletişim: tugceavci2704@gmail.com

Umut Görgeç

umut-gorgec

Bu yazının olma nedeni, daha doğrusu benim şu anda ve burada olmamın bir sebebi var,
buna geleceğim. Öncelikle adım ve soyadım buralarda bir yerlerde yazıyor olmalı. Çoğu üniversite
öğrencisi gibi ben de örgün eğitim alıyorum. Bu sayfada ismim yer aldığına göre hangi üniversite
bölümü öğrencisi olduğum da biliniyor demektir. Evet, aşağı yukarı bu benim.
Sınavlardan yeni çıktığım ve bıktığım zamanlarda kafamı kaldırmış ve daha yeni, daha farklı
bir şeyler bulabilir miyim acaba diye araştırmalar yapıyordum. Kısa bir süre geçtikten sonra TPÖÇG
Eğitim Ofisi başvurusunu gördüm ve buna başvurmalıyım dedim. Çünkü gördüm ki burada farklı bir
şeyler olacak. Nitekim oldu da. TPÖÇG Eğitmen Eğitimi Yaz Kampı 2016’ya büyük bir merak, heyecan
ve istekle gittim. Kamptan çıktığımda hayret edilesi bir şekilde daha fazla merak, heyecan ve istekle
doluydum. Burada yaygın eğitimden bahsediyorum. Bir eğitim ki sana bilgi veriyor. Daha sonra bu
bilgiyi beceriye dönüştürüyor. Yetinmeyip tutumunu değiştiriyor, geliştiriyor, güçlendiriyor. Bunlar
bana olanlar. Şimdilerde hayallerimden bir tanesi bunu daha fazla insana yaymak.
Ezber, sınav, kopya, not, derece gibi kavramlara yüklediğim anlamlar pek sevilesi değil. Ama
tezata bak, bu kelimeler eğitim hayatımızın her yerinde. Bir şeyleri ezberleyelim de kendimizi
sınavlara kadar tatmin edelim, sonra unutsak da olur. Sınav demişken, devamlı bir ölçme… Buna karşı
oluşturulmuş bir çözüm olarak kopya. Hep bir sıralama, sınıfımızın birincisi, en haylazı. Gerçekten,
bunlar güzel mi?
Öğrenmenin hayat boyu devam ettiğine inananlardanım. Öğrenmeyi bir şeyi benimsemek
olarak görüyorum. Mevcut sistemde bunu ne kadar gerçekleştirebildiğimizi sorgulamadan
yapamıyorum bu günlerde. Neyse ki alternatiflerin olduğunu bilmek sevindirici. [bkz. yaygın eğitim
(non-formal education)] Yaygın eğitimle daha önce karşılaşmamış olanlar umarım en yakın zamanda,
karşılaşmış olanlar da umarım tekrar karşılaşırlar.

Eğitim verdiği konular:Zaman Yönetimi, Çatışma Yönetimi, Sunum Becerileri, Oryantasyon

İletişim: umutgorgec@gmail.com

Zehra Gülser

zehra-gulser

Okula gidiyoruz, arka arkaya dizilip, anlatılanları dinliyoruz, defterimize not tutuyoruz,
ne düşündüğümüzden ne hissettiğimizden ve yanımızda oturan arkadaşımızın ne
düşündüğünden habersiz, eve geliyoruz oturup defterimize yazdıklarımızı ezberliyoruz,
sınava giriyoruz, ezberlediklerimizi nefes nefese sayıp kağıtlara geçiyoruz, puanları
bekliyoruz, aldığımız puana bağlı olarak ‘başarılı’ yada ‘başarısız’ ; ‘iyi’ yada ‘kötü’ ; ‘zeki’ yada
‘sıradan’ olduğumuz söyleniyor. Birkaç güne ezberlediklerimizi unutuyoruz, zaten çoğunlukla
ezberlediklerimizi anlamamış oluyoruz. Yine okula gidiyoruz, arka arkaya dizilip anlatılanları
dinliyoruz, defterimize not tu. . .
Hayatım böyle akıp giderken, ‘’ EH YETER! ‘’ diye çığlık atmak istiyordum. Eğitim,
öğrenmek, gelişmek, büyümek böyle mi olacaktı? Öğrenmek dediğimiz, kendimizi hayata,
zorluklara, mücadeleye, mesleğimize, birey olmaya hazırladığımız yer böyle mi olmalıydı?
Tam bu süreçte 2016 Tpöçg Eğitmen Eğitimi başvurularına denk geldim ve başvurum
kabul edildi. Eğitmen Eğitimi süresince, içinde olmaktan sıkıldığım bu eğitim sisteminden
tamamen farklı, bireye odaklı, herkesin kendini özgürce ifade ettiği, kimsenin sözünün
kesilmediği, herkesin düşüncelerini, hislerini istediği gibi anlattığı, aktiviteli, yaratıcı, üretken,
yaşayarak öğrendiğim bir ortamda buldum kendimi. Öğrenmenin aslında nasıl da
ezberlemeden olabileceğini, kendim olmayı, hiyerarşik olmayan bir düzende eğitim
ortamının nasıl güzel aktığını, insanları dinlemeyi öğrendim. Farklı fikirleri dinlemenin ve
hayatımda onlara yer vermenin güzel tecrübesiyle tanıştım.
Anlatmakla olmaz, yaygın eğitimi ‘yaşayarak’ değişmiştim. Bu değişime nasıl diğer
insanları da ortak edebilirdim? Kendilerini bulmalarını, kabuklarını kırmalarını nasıl
sağlayabilir, yaygın eğitimin gücünü fark etmelerine nasıl yardımcı olabilirdim? Sonsuz zinciri
başlatan halkalardan biri olmak, bu ‘Nasıl?’ sorularımın cevabını da karşılayacaktı..

Eğitim verdiği konular:Kriz Yönetimi, Çatışma Yönetimi, İletişim, Aktif Dinleme, Organizasyonel Farkındalık, Geri Bildirim Alma-Verme, Zaman Yönetimi, Oryantasyon

İletişim: zehraagulserr@gmail.com

Zeynep Bostan

12803042_10154130168442867_7086601991731103727_n

Benim için yaygın eğitim, hayat boyu sürecek bir amaç ve tutku. Yaygın eğitimi “ömürlük” yapan şey ise, öğrenmeyi asla bırakmadığım sürece büyüyebildiğimi görmemle başladı. Kendinize ayna tutmak oldukça zor, cesaret isteyen ve asla bitmeyen bir sürecin başlangıcı oluyor. Tüm bu sürecin bende yarattığı değişimi gördüm. Bu yüzden yaygın eğitimin gücüne çok inanıyorum. Yaptığım şeye inanmak beni daha da heyecanlandırıyor. Eğitmenlik benim için sadece iş hayatıyla alakalı bir anlam taşımıyor, daha çok kendimi keşfetme sürecimin bir parçası olarak görüyorum.

İlk kez eğitmenlerle ve eğitimle EFPSA’nın bir kongresinde tanışmıştım. İlk eğitimden çıktığımda sarsılmıştım, şaşkınlık içindeydim ve ellerim titriyordu. Bunu kendime çok uygun bulduğumu anlamam da çok uzun sürmedi! O yazki Train the Trainers Summer School’a başvurumu göndermeye karar verdim. Bir kez işin içine girince fırsatlar birbirini izlemeye başladı.

TPÖÇG Eğitim Ofisi’ni kurarken onlarca hayal ve amaçla başladık. Şimdi onları sabırla, tek tek gerçekleştirmeye çalışıyoruz. İster katılımcı olarak ister eğitmen olarak eğitimin bir parçası olayım, her seferinde çok şey öğrendiğimi, çok heyecanlandığımı hissediyorum. En çok da yaygın eğitim yöntemlerinin ve gücünün Türkiye’de tanınmasını ve kabul görmesini istiyorum. Yıllarca yaratıcılığımızı öldüren, soru sormayı unutturan, bizi dar sınırlara hapseden, yeteneklerimizi körelten eğitim sisteminin içinde çırpındık. Bu sistemin işe yaramadığını görmek zor değil. Peki yerine ne koyacağız? Bu noktada örgün eğitimin imdadına yaygın eğitimin yetiştiğini düşünüyorum. Deneyerek ve yanılarak öğrenmenin tadını alan biri olarak, bunu ulaştırabildiğim herkese tanıtacak olmanın heyecanı içerisindeyim.

Peki eğitim esnasında nasıl biriyim? Eğitimlerimde katılımcıların kendilerini güvende hissedecekleri, hissettiklerini rahatça aktarabilecekleri ve denemekten korkmayacakları bir ortam yaratmayı çok önemsiyorum. Katılımcılarla yakın, samimi, yaratıcı, oyun dolu ve huzurlu bir öğrenme ortamı yaratmayı seviyorum. Pozitif bir öğrenme ortamı yaratmaya, eğitimlerimde kahkahayı ve suküneti dengeli bir biçimde kullanmaya dikkat ediyorum.

Eğitim verdiği konular: Hikaye anlatıcılığı, Etkin İletişim, Dönüşümcü Liderlik ve Etkili Geribildirim Verme, Takım Kurma, Motivasyon, Topluluk Önünde Konuşma, Bilgece Farkındalık (Mindfulness), Sunum Becerileri, Kolaylaştırma (Facilitation), Eğitmenler için Eğitimde Zor Durumlar, Farkındalık Teknikleriyle Takım Kurma, Liderlik Tarzları ve Çatışma Çözme, Takım Rolleri.

 İletişim: zeynepbostan11@gmail.com